Category Archives for Genel

Yeni tema…

Biraz değişiklik iyi gelir dedim…

Çok mu sade seviyorum ne?

Avrasya maratonuna katılıyorum…

Bu arada yarın Avrasya maratonuna katılacağım inşallah.

Tabi şuanda saat 3:28′i gösteriyor. Yatıp, uyuyup, sabah 7 de kalkmam lazım… Continue Reading »

Mantık bukadar işliyor işte (:

S.A. ;

Uzun zamandır blog’uma birşeyler eklememiştim..

Facebook’ta beni gülmekten öldüren bir video’yu paylaşmak istiyorum. Videomuzun baş rolünde MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli var. Ee durum böyleykende videoyu izlerken gülmemek elde değil…

Kendini kasıyor, kasıyoor ve kasıyooooor… Ama en sonunda 40′a ulaşıyor…

Gelin izleyelim ; Continue Reading »

Ölümsüzlüğün sırrı bu canlıda mı?

Merhaba arkadaşlar;

Bayram tatilinde oluşumdan ötürü blog’umla pek alakadar olamadım. En azından blog’umu güncel tutmak adına, takip ettiğim haberlerden ilginç gelen bir kaçını eklemek istiyorum. İşte ilk haberimiz ;

İnsanlığın en büyük düşlerinden biri olan ölümsüzlük, Karayip kıyılarında yaşayan bir denizanası sayesinde gerçeğe dönüşebilir.

“Turritopsis nutricula’ adı verilen ve çapı sadece 4-5 milimetre boyunda teknik olarak ”hydrozoan“ olarak adlandırılan bir canlı, ömrünün sonuna geldiğinde ya da yaşamını sürdürebilecek uygun koşulları bulamadığında, denizanasına dönüşmeden önceki evreleri olan ’polip’e geri dönüyor, bir süre sonra da tekrar denizanası oluyor.

Bilim adamları tropikal sularda yaşayan ’Turritopsis nutricula’nın okyanuslara, gemilerin limanlara girmeden önce attıkları safra sularıyla yayıldığını düşünüyor. Uzmanlar ’Turritopsis nutricula’nın hücre yapısında görülen bu değişimi çözebilirse insanoğlu da ölümsüzlüğün de kapısını aralayabilecek.

Sessiz istila…

Ölümsüz olduğu kanıtlanan ’Turritopsis nutricula’nın üremesinin ve çoğalmasının çok hızlı olacağını belirten deniz biyologu Dr. Maria Miglietta, bu türün dünya denizlerine yayılabileceğini ve ve diğer canlı türlerini tehdit edebileceğini ifade ederek, ”Sessiz bir istilaya tanık olacağız“ dedi.

İyi Bayramlar ;)

Ömrünüz boyunca unutamıycağınız, ”ah şu 2009 un Ramazan Bayramı çok güzeldi yaa ” diyebileceğiniz, Gerçekten çok güzel ”şeker” tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle…
:) (: hepinize ii bayramlarrrrr :) (:

Ve Arefe Günü :)

Ramazanın ilk günleri geçmek bilmez bir türlü .. 
Hele sonunu düşündükçe deriz ay 30 gün nasıl geçicek yarabi nasıl dayanıcaz oruca…
İmsakiyelere bakarız daha 28 gün var, 25 gün kalmış .. 30 günün bitmeyeceğini düşünürüz ve içimiz hafif bir  ümitsizlik kaplar ..
Zamanla alışırız ramazanada, orucada, yiyip içmemeyede…
Hatta iftar saatinden sonra bile elimizi yemek için bir yiyeceğe attığımızda önce bi düşünürüz hangi vakitteyiz die. Sonra hatırlarız iftar vaktinin geçtiğini gülümser ve gönül rahatlığıyla yerizz..

İşte ben ramazanın ilk 15 gününü yani bu alışma devresine kadar olan zaman aralığını bir yokuşu tırmanmaya benzetiorum…
Zorla 15 gün tırmanıyoruz o yokuşu.. Günleri sayıyoruz, gün içerisinde yeme içme bağımlılığımızdan kurtulmaya çalışıoruz sonra bir bakıyoruz ki, 15 gün geçmiş… 20 gün geçmiş…. Alışmışızz… :)
Ve  yokuş aşağıya hızla inmeye başlamışız…
Geriye kalan son 10 gün 15 gün çok hızlı bir şekilde geçmiiiiiş, gitmiiiiiş..
Vee bayram gelmiş….. :)

Her zaman olduğu gibi bu ramazanda sahuruyla, iftarıyla, sahur programlarıyla, iftar davetleriyle, Sultan Ahmediyle, Eyüp Sultanıyla geldii, ilk 15 günden sonra çok hızla geçtiiiii ve  gitmek üzere…
Ramazanı hakkıyla yaşadık mı, orucumuzu tam anlamıyla tutabildik mi ? Bilemiyorum…
Bildiğim; ramazanın bizlere, ruhumuza, dünyamıza kattığı güzel iklimi tekrar yaşayabilmek için yarından sonra bir sene daha bekliyceğimiz…
Ve biliyoorum ki peygambermiz bizlere buyurmuş, demiş;
“Arefe gününe hürmet edin! Arefe Allah’ın kıymet verdiği bir gündür.”
“Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. Arefe günü cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan daha faziletlidir (Hac da iken). Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır.”

“Arefe Günü oruç tutana, Adem aleyhisselamdan Sura üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.””

Onun için diyorum ki;
şimdiye kadar değerlendiremediysek de en azından yarın ramazanımızın son gününü değerlendirelim…
Diyorum ki;
Hazır önümüzde son bir gün daha varken afere günümüzü güzel geçirelimmmm..
Mutlu, güzel bir son yaşayalımmmm….
Bayrama içimiz kalbimiz rahat, ruhumuz da huzur bulmuş olarak girelimm……

Hepinize ii  bir arefe günü dilerimm.. :)

Türkçenin Sırları

Bu günlerde Nihat Sami Banarlı’nın ‘Türkçenin Sırları’ isimli kitabını okuyorum. 
Kitabın okuduğum son bölümünde  ‘yaa eet bu çok doğru bunu mutlaka herkesle paylaşmalıyım’ dediğim yazarın yaptığı bir tespiti sizlerle paylaşmak istiyorum…

” Vaktiyle Çinlilerin, Türk bütünlüğünü bozmak için eski bir Türk Hakanından verecekleri bir prensese mukabil Türk vatanından bir (tılsımlı) taş parçası istedikleri bilinir.
Hakan, büyük bir gaflete düşerek bu  tılsımlı taşı Çinlilere verince vatanda korkunç felaketler olur.
Bir kısım Türkler Çinlilere esir olurlar. Bir kısmı ancak vatanlarını bırakarak  başka yerlere göçmek suretiyle yaşamaya devam edebilirler.

Bugün de düşmanlarımızın bizden çalıp koparmak istedikleri üç büyük tılsım vardır:

  1.  Milletleri birbirine bağlayan tek ve güzel bir dil.
  2.  Türk milletini tam bin yıl dünyanın en ahlaklı, en medeni ve en büyük kuvveti haline getiren Türk müslümanlığı
  3.  Türk çocukları için daima büyük şeref ve güven kaynağı olan, milli tarih ve ecdad sevgisi.

Şimdi dikkat edersek, açıkca görüyoruz ki elimizden gidenler hep bunlardır.

Bugün artık birbirmizin dilini bilmiyor, değerini anlamıyor, inanışını küçümsüyor ve birçoklarımız, kendi tarihimize küfürler savurarak yetişiyoruz.
Eğer hala çaresini bulmaya davranamazsak, kendi elimizle hazırladığımız ve kendi gafletimizle devam ettirdiğimiz bu menevi yıkılışı, hiçbir başka kalkınış veya davranışla önleyemeyiz’

Nihat Sami Banarlı Türkçenin Sırları sayfa 239-240

Yolculuk vakti geldi… Yine sensiz…

Merhaba arkadaşlar;

Bayramı köyümde geçirmek için bir süre İstanbul’dan, evimden, sevdiğimden ve sevdiklerimden ayrılıyorum.

Köyüme gitmenin kıpırtısı şuanda içimde olsa da , daha gitmeden bastıran şu özlem duygusu yok mu? İstanbul’a dönüşü şimdiden bekler oldum. Daha şimdiden gözümü dönüş tarihine diktim. Hasretini şimdiden yaşar ve kavuşmanın sıcaklığını daha şimdiden duyar oldum…

Ben yokken evime iyi bak İstanbul!.. Sevdiğime iyi bak… Sevdiklerime iyi bak… Kendine iyi bak…

Herkesin Ramazan bayramı şimdiden mübarek olsun… Bensiz geçirdiğiniz günleriniz aydın olsun… Gününüz aydın olsun…

Not : Seni seviyorum…

Bolahenk?

Yeni haberdar oldum böyle bir grubun varlığından. Müziklerini sıklıkla duyuyordum aslında. Fakat duyduğum o güzel seslerin mucitleri kimlerdir bilmiyordum.

Şarkı sözlerini arattığımda Bolahenk adlı bir grup olduğunu öğrendim. Gerçektende okadar anlamlı bir isim bulmuşlar ki kendilerine. Müziklerindeki insanı cezbeden o tatlı rüzgarın yanında, bu isim biraz sönük bile kalmış…

Mesela onların Aşk Bir Rüya adlı müziklerini dinleyelim;

Youtube link : http://www.youtube.com/watch?v=eMhJIq_XoH8

Diğer müziklerinide dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

İstanbul’da bir sahur daha…

Yine yiyecek pek birşey yok (: …

Kalktım tek başıma bir sahura daha… Ne yapasam ? Ne yapsam ? Bir bardak su içeyim en iyisi (:

Oooohhhh…  Elhamdülillah…

Haydi herkese iyi geceler… Gerçi bu mideyle uyunur mu bilmiyorum ama :)