Merhaba arkadaşlar;
Son günlerde blog’umda pek yazı yazamıyorum. Video paylaşım blog’u oldu sanırım biraz benimki. Ama olsun.. Böyleside çok güzel (:
Facebook denen sosyal paylaşım ağında, bir arkadaşımın paylaştığı Türkü çok hoşuma gitti. Şiddetle dinlemenizi tavsiye ediyorum…
Continue Reading »
Biraz değişiklik iyi gelir dedim…
Çok mu sade seviyorum ne?
Bu arada yarın Avrasya maratonuna katılacağım inşallah.

Tabi şuanda saat 3:28′i gösteriyor. Yatıp, uyuyup, sabah 7 de kalkmam lazım… Continue Reading »
Beş dakikanız var mı? Size birini tanıtmak istiyorum… Belki daha önce de karşılaştınız ama, yinede tanıtmak istiyorum onu sizlere… Onu ve şu 5 dakikalık video’sunu göstermek istiyorum.
İsmi Nick Vujicic. Doğuştan kolları ve bacakları yok. Ama o buna rağmen okadar mutlu ki. Okadar umutlu ve okadar verimli biri ki… Şu video’yu izlerken ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Continue Reading »
Şuanda öbür yarım Ankara yollarında…
Söylenecek tek şey: Hayırlısaıyla git hayırlısıyla gel inşallah…
Kalbim seninle. (:
Merhabalar;
Ramazan ayı geldi, geçti. İyi kötü bir oruç maratonu daha bitti. Derken Ramazan Bayramı telaşı aldı bizi. Ne giyeceğimizden, nerelere ziyarete gideceğimize kadar birçok şeyi kafamızda planlandık ettik.
Ramazan bayramıda geldi. Ve işte bir ramazan daha geçti. Aslında uzun uzadıya yazmakta gelmiyor içimden. Pek tat alamadım bu bayramdan. Biz mi yaşlandık, bayramın mı eski havası yok bilmiyorum ama
her nedense pek bir sıkılgandım bu bayramda…
Tabi sevdiğinden uzakta geçirilen bayramda bukadar olur salında. Fazlasını da beklememek lazım…
Herneyse… Diyeceğin şudur ki;
Bir Ramazan daha geldi… Geçti… Gitti…
Gelecek dedik. Geliyor dedik. Geldi dedik. Ve şimdi de bitti diyoruz…
Daha nice bayramları görmek ümidiyle… Herkesin bayramı şeker tadında geçmiştir inşallah…
Ömrünüz boyunca unutamıycağınız, ”ah şu 2009 un Ramazan Bayramı çok güzeldi yaa ” diyebileceğiniz, Gerçekten çok güzel ”şeker” tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle…
(: hepinize ii bayramlarrrrr
(:
Written on 19 Eylül 2009
by Nur under
Anlık, Genel, Güncel, Kendimden, Tebrik
with
Tagged with 2009, bayram, güzellik, mübarek olsun, ömür, özel günler, ramazan bayramı, ramazan bayramınız mübarek olsun, şeker, şeker bayramı
Merhaba arkadaşlar;
Herkesin ekranlarda tekrar tekrar gördüğü Turkcell’in 3G reklamını hatırlıyorsunuzdur herhalde ? Hatta VINN modem filan da hediye ediyorlardı hani ?
19 TL olarak reklamları dönen Turkcell’in 3G paketi, 19 TL değil tam 35 TL olarak çıkıyor karşınıza. Nedeni fatura üzerine eklenmemiş vergiler. Turkcell’in bu aldatmacası ayrı bir dert, 19 TL’lik hizmete 16 TL vergi alınması ayrı bir dert. Ve bu fiyat sadece 3 aylık fiyat. 3 ay sonunda ise evinize gelecek fatura 55 TL.
Şahsen reklamları gördüğümde sevinmiştim. Almayı da ciddi ciddi düşünüyordum. Sözde ucuz ve kaliteli internet reklamı yapanların, aslında potansiyel birer sahtekar olduklarını unutmuşum.
Bu paketlere üye olmayı düşünenlere bir uyarı, üye olupta bunu bilmeyenlere bilgilendirme olsun…
İyi günler…
Written on 19 Eylül 2009
by admin under
Anlık, Bilgilendirme, Güncel
with
Tagged with Turkcell, Turkcell 3G, Turkcell 3g Fiyatları, turkcell 3g fiyatları yalan, Turkcell 3g internet fiyatları, turkcell aldatmacası, turkcell sahtekarlığı, Turkcell VINN modem, turkcell yalanları
Ramazanın ilk günleri geçmek bilmez bir türlü ..
Hele sonunu düşündükçe deriz ay 30 gün nasıl geçicek yarabi nasıl dayanıcaz oruca…
İmsakiyelere bakarız daha 28 gün var, 25 gün kalmış .. 30 günün bitmeyeceğini düşünürüz ve içimiz hafif bir ümitsizlik kaplar ..
Zamanla alışırız ramazanada, orucada, yiyip içmemeyede…
Hatta iftar saatinden sonra bile elimizi yemek için bir yiyeceğe attığımızda önce bi düşünürüz hangi vakitteyiz die. Sonra hatırlarız iftar vaktinin geçtiğini gülümser ve gönül rahatlığıyla yerizz..
İşte ben ramazanın ilk 15 gününü yani bu alışma devresine kadar olan zaman aralığını bir yokuşu tırmanmaya benzetiorum…
Zorla 15 gün tırmanıyoruz o yokuşu.. Günleri sayıyoruz, gün içerisinde yeme içme bağımlılığımızdan kurtulmaya çalışıoruz sonra bir bakıyoruz ki, 15 gün geçmiş… 20 gün geçmiş…. Alışmışızz… 
Ve yokuş aşağıya hızla inmeye başlamışız…
Geriye kalan son 10 gün 15 gün çok hızlı bir şekilde geçmiiiiiş, gitmiiiiiş..
Vee bayram gelmiş…..
Her zaman olduğu gibi bu ramazanda sahuruyla, iftarıyla, sahur programlarıyla, iftar davetleriyle, Sultan Ahmediyle, Eyüp Sultanıyla geldii, ilk 15 günden sonra çok hızla geçtiiiii ve gitmek üzere…
Ramazanı hakkıyla yaşadık mı, orucumuzu tam anlamıyla tutabildik mi ? Bilemiyorum…
Bildiğim; ramazanın bizlere, ruhumuza, dünyamıza kattığı güzel iklimi tekrar yaşayabilmek için yarından sonra bir sene daha bekliyceğimiz…
Ve biliyoorum ki peygambermiz bizlere buyurmuş, demiş;
“Arefe gününe hürmet edin! Arefe Allah’ın kıymet verdiği bir gündür.”
“Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. Arefe günü cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan daha faziletlidir (Hac da iken). Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır.”
“Arefe Günü oruç tutana, Adem aleyhisselamdan Sura üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.””
Onun için diyorum ki;
şimdiye kadar değerlendiremediysek de en azından yarın ramazanımızın son gününü değerlendirelim…
Diyorum ki;
Hazır önümüzde son bir gün daha varken afere günümüzü güzel geçirelimmmm..
Mutlu, güzel bir son yaşayalımmmm….
Bayrama içimiz kalbimiz rahat, ruhumuz da huzur bulmuş olarak girelimm……
Hepinize ii bir arefe günü dilerimm..
Bu günlerde Nihat Sami Banarlı’nın ‘Türkçenin Sırları’ isimli kitabını okuyorum.
Kitabın okuduğum son bölümünde ‘yaa eet bu çok doğru bunu mutlaka herkesle paylaşmalıyım’ dediğim yazarın yaptığı bir tespiti sizlerle paylaşmak istiyorum…
” Vaktiyle Çinlilerin, Türk bütünlüğünü bozmak için eski bir Türk Hakanından verecekleri bir prensese mukabil Türk vatanından bir (tılsımlı) taş parçası istedikleri bilinir.
Hakan, büyük bir gaflete düşerek bu tılsımlı taşı Çinlilere verince vatanda korkunç felaketler olur.
Bir kısım Türkler Çinlilere esir olurlar. Bir kısmı ancak vatanlarını bırakarak başka yerlere göçmek suretiyle yaşamaya devam edebilirler.
Bugün de düşmanlarımızın bizden çalıp koparmak istedikleri üç büyük tılsım vardır:
- Milletleri birbirine bağlayan tek ve güzel bir dil.
- Türk milletini tam bin yıl dünyanın en ahlaklı, en medeni ve en büyük kuvveti haline getiren Türk müslümanlığı
- Türk çocukları için daima büyük şeref ve güven kaynağı olan, milli tarih ve ecdad sevgisi.
Şimdi dikkat edersek, açıkca görüyoruz ki elimizden gidenler hep bunlardır.
Bugün artık birbirmizin dilini bilmiyor, değerini anlamıyor, inanışını küçümsüyor ve birçoklarımız, kendi tarihimize küfürler savurarak yetişiyoruz.
Eğer hala çaresini bulmaya davranamazsak, kendi elimizle hazırladığımız ve kendi gafletimizle devam ettirdiğimiz bu menevi yıkılışı, hiçbir başka kalkınış veya davranışla önleyemeyiz’
Nihat Sami Banarlı Türkçenin Sırları sayfa 239-240
Written on 18 Eylül 2009
by Nur under
Anlık, Edebiyat, Genel, Tavsiyeler
with
Tagged with çinliler..., ecdad sevgisi, güzel dil, Nihat Sami Banarlı, tılsımlı taş, Türk milleti, türk müslümalığı, Türkçe, türkçenin sırları